Ekonomi

Plastik geri dönüşüm sektöründe üretim durdu, işten çıkarmalar başladı

Adana Plastik Geri Dönüşüm Sanayicileri adına yaptığı açıklamada Deda Plastik CEO’su Kamil Dönmezoğlu, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın 3 Eylül 2020 ve sonrasında yayınladığı toplam dört ayrı genelge ile hurda ithalatını imkansız hale getirdiğini belirtti.

Kamil Dönmezoğlu, “Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın genelgelerinde yer alan plastik hurda ithalatı için temizlik şartı, çok sayıda teminat mektubu talebi, atık kodu 19.12.04 ile ithalat yasağı getirildi. Dünya çapında kendi sınıfına göre çöp toplayan kurumların toplayıp ayrıştırması ve karışık plastik ithalatının yasaklanması hali hazırda zor koşullarda üretim yapan plastik geri dönüşüm sanayicilerimizi ellerini bağlamış ve resmi olarak açılan ithalatı adeta imkansız hale getirmiştir.

Dönmezoğlu, hammadde kaynaklarının tükendiği geri dönüşüm tesislerinde üretim çarklarının durduğunu ve sanayicilerin çalıştırdıkları işçileri işten çıkarmaya başladığını kaydetti.

“MEVZUAT DERHAL DEĞİŞTİRİLMELİ”

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın genelgelerinde plastik geri dönüşüm sektörünü içeren hükümlere ilişkin detaylı değerlendirmelerde bulunan Kamil Dönmezoğlu, sektörün ayakta kalması ve sürdürülebilir üretimin devamı için gereklilikleri şöyle sıralıyor:

“Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın genelgelerinde bizim için kritik olan satın alınamayan maddeler var. Bunlardan ilki ithal atıklar için yüzde 1 saflık şartıdır. Orjinalindeki saflık oranı, madeni yağ kimya fabrikaları tarafından üretilen ham madde bile yüzde 3’tür. Plastik hurda için yüzde 1 saflık. Malın doğasına aykırıdır. Plastik atıklarda yüzde 15 ila 35’lik bir düşüş var. Örneğin yurt dışından 100 ton atık kağıt ithal ederseniz, 40 ton atık kaybolur ve 60 ton ürün elde edebilirsiniz. Alüminyum, demir ve cam hammadde ithalatında da benzer oranlar geçerlidir Plastik atık ithalatı yüksek güvenlik önlemleri gerektirir, sektörümüz dışında hiçbir alanda olmayan ve sanayiciyi zor durumda bırakan bir uygulama olarak kodlanmış ithalat yasaktır. Alıcılarımızın ithalat yaptığı merkezler, başlıca atık bertaraf tesisleri, toplama, ayırma ve balyalama işlerini yapan tesislerdir. Bu yasanın yasaklanması, plastik atık ithalatının tamamen durdurulması anlamına geliyor. Dördüncüsü, plastik geri dönüşüm sektörünün vazgeçilmez ürünü olan 3915.90.80.00.19 GTIP kodlu teknik ve karışık plastikler, poliamidler, polikarbonatlar, polipropilenler, poliüretanlar ve diğer karışık plastiklerin ithalat yasağıdır. Öte yandan, bu genelgeler plastik çuval ithalatını dahilde işlemeye bağlamaktadır. Ancak ülkemizde yüzde 100 kopolimer propilen plastikten oluşan bu hurdadan büyük miktarlarda geri dönüşümlü hammadde talebi yüksek. En saf ve en saf hurda olan plastik takozlar ile üretimden gelen takozların ithalatı da temizlenmelidir. Ayrıca beşinci şart ithal edilen hammaddelerin gümrükten geri dönüşüm tesisine uydu tabanlı araçlarla taşınmasıdır. Böyle bir takip altyapısına sahip lojistik firmaları ülkemizde çok yetersiz. Bu yetersizlikten dolayı firmalarımız ithalat yapsalar bile hammaddelerini fabrikalarına alma imkanlarına sahip olamamaktadırlar. Özetlemeye çalıştığımız bu konuların tümü, plastik geri dönüşüm endüstrisi için kritik öneme sahiptir. Hem ekolojik hem de ekonomik olarak ülkemizin çıkarlarına aykırı olan bu kısıtlama ve engellerin bir an önce kaldırılması için başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere yetkililerin ilgi ve desteğini bekliyoruz.”

“PLASTİK GERİ DÖNÜŞÜM SEKTÖRÜ ÇEVRE KİRLETİCİ DEĞİL, TEMİZLİK TARAFTIR”

Hammadde ithal etmeden ayakta kalmanın mümkün olmadığını anlatan Kamil Dönmezoğlu, şöyle devam etti:

“Türkiye genelinde yaklaşık 300 bin kişiye doğrudan istihdam sağlayan plastik geri dönüşüm sektörümüz, yıllık 1 milyar 373 milyon dolarlık ithalatı iç pazar talebiyle değiştirerek, 770 milyon dolarlık çevreyi temizleyen, kirletmeyen ihracat hacmine ulaşıyor. Ülkemizdeki plastik geri dönüşüm endüstrisi.Onları başlangıç ​​noktasına getiren mevzuat değişiklikleri yakın gelecekte birçok alanda üretimimizi ve ihracatımızı olumsuz etkileyecektir.Yaş meyve sebze ihracatçıları, ihracatta kullanılan plastik kutulara bağlı olarak meyve sebze, her türlü tarımsal sulama ve damlama sulama boruları imalatı ve ihracatı yapan firmalar, otomotiv sektöründe yaygın olarak kullanılan mühendislik plastikleri, çöpler Plastik poşet ihracatçıları başta olmak üzere tüm sektörlerde faaliyet gösteren firmalarımız, Sp Ortler çanta ve diğer ambalajlar ile alüminyum kompozit malzeme ihracatçıları bu yasaklardan zarar görecek ve ülkemiz ihracatında ciddi düşüşler yaşanacaktır. Müşterilerimizin ihtiyaçlarının maksimum yüzde 10’unu karşılayabilmektedir. Bu genelgeler yürürlükten kaldırılmazsa hammadde ithal edemeyen sanayimizin iflas etmesi kaçınılmazdır. Plastik geri dönüşüm tesislerinin faaliyet göstermesi, istihdamın ve ihracatın devam edebilmesi için Çevre ve Şehircilik Daire Başkanlığımızın anılan genelgelerde acil önlemler alarak sektörümüzün önünü açmasını bekliyoruz.”

TESİSLERİ AVRUPA ÜLKELERİNE TAŞIMALISINIZ

Kamil Dönmezoğlu, Türkiye sınırları içinde üretim faaliyetleri yasal engeller nedeniyle imkansız hale gelen plastik geri dönüşüm sanayicilerinin fabrikalarını Avrupa ülkelerine taşımak istediklerine de dikkat çekti. Dönmezoğlu, böyle bir durumda Türkiye ekonomisinin büyük zarar göreceğini, ihracat gelirlerinin kaybedileceğini ve Avrupa ülkelerindeki geri dönüşüm tesislerinden yüksek fiyatlara ürün almaya mahkûm olacaklarını vurgulayarak, “Yasakların kaldırılması için mücadele ederken Auf ise ülkemizdeki plastik geri dönüşüm sanayicileri Romanya, Bulgaristan, Hollanda’da fabrikalarını açacak. İngiltere ve Almanya gibi ülkelere ulaştırılması, malzeme tedariği, geri dönüşüm tesislerine de çok ciddi teşvikler verilmesi için çeşitli görüşmeler yapılıyor, Türkiye’deki bu sorunları aşmak istiyorsak sorunun kaynağında Avrupa Birliği olması gerektiğini düşünüyoruz. boşa yıllar önce yalan. Ülkemizdeki CO2 ayak izini ayrıştırmak için geliştirdiği yasa ve yönetmelikleri uygulamak ve sürdürülebilir döngüsel bir ekonomide doğal kaynakların kullanımıyla sürdürülebilir ekonomik başarıya ulaşmak. Bu da ancak geri dönüşüm ile mümkündür. Bu, bunu bir hükümet politikası haline getirerek ve kamu, sivil toplum ve özel sektör ile uyum içinde çalışarak başarılabilir. Biz geri dönüşüm sanayicileri olarak hükümetlerimiz ve çevre gönüllülerimiz başta olmak üzere ilgili tüm taraflarla işbirliği yapmaya ve çalışmaya hazırız” dedi.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu