Ekonomi

Fırıncılardan ekmeğe yeni zam talebi

Salgının yanı sıra tüm sektörlerde olduğu gibi ekmek üretiminde de artan maliyetler fiyat artışlarına neden oldu. İstanbul Belediyesi’ne bağlı Halk Ekmek, ekmek fiyatını Eylül 2020’de yüzde 33 ve Temmuz 2021’de yüzde 25 olmak üzere iki kez artırdı.

İTO ve İstanbul Fırıncılar Odası’na bağlı fırınlar ise Nisan ayındaki yüzde 21’lik artışın ardından Ağustos ayında ikinci bir artış talep etti. Yukarıdaki artışlarla birlikte İstanbul Halk Ekmek’te kilogram ekmek fiyatı yüzde 60’ın üzerinde artışla 3 TL’den 5 TL’ye yükseldi.

Diğer fırınlarda ise ekmeğin kilo fiyatı 7,5 TL’den 9,09 TL’ye yükseldi. Son talep edilen yürüyüş turu kabul edilirse bu fiyat 11 TL’dir. Sektör yetkilileri, son artışla birlikte ekmeğe olan talebin artmasını bekliyor.

“FLO FİYATI İKİ KAT ARTTI”

Yener Karadeniz’in Dünya gazetesinde yer alan haberine göre, Ekmek yapımında en önemli girdi undur. Salgınla birlikte un fiyatları fırladı. Ekmeğin maliyetinin %30-35’ini oluşturan unun artışı maliyete doğrudan etki ediyor. 2020 başında 103 TL olan un çuvalı fiyatı şimdiden 180 TL’ye yükseldi. Artış oranı Nisan ayından bu yana yüzde 40’ın üzerinde. İşçilik maliyetleri yüzde 22 artarken, enerji maliyetleri yüzde 37 arttı.

İBB’li Halk Ekmek geçen yıl ikinci kez maaşına zam yapmak zorunda kalırken, İstanbul Fırıncılar Odası ve İTO’ya bağlı fırınlar ikinci kez zam başvurusunda bulunmak zorunda kaldı.

İstanbul’da ekmek tüketiminde yüzde 10’luk paya sahip olan Halk Ekmek yüzde 66 arttı. Diğer fırınlardaki artış oranı ise şu an için yüzde 21 (Yüzde 21’lik bir artış daha talep edildi ancak onay süreci devam ediyor).

“AĞIRLIK 3,5 TL ARTACAK”

İTO’nun Ekmek, Un ve Unlu Mamüller 12 Nolu Teknik Komitesi Başkanı Hasan Demir, 2020 başından bu yana ikinci kez tarife geldiğini ve son artışın Nisan ayında yapıldığını belirtti. Demir, geçen ay ikinci tarife için başvurduğunu söyledi. “Nisan ayında getirilen tarife ile ekmek arttı. Şimdi yüzde 20 civarında bir maaş artışı teklifinde bulunduk. İlk talebimiz 6 ay sonra cevaplandı. Ekmeğin kilo fiyatı 7,5 çay kaşığından 9,09 çay kaşığına yükseldi. Şimdi Eylül’e ulaşılmayacak ama Ekim’de karar çıkmasını bekliyoruz. Kabul edilirse fiyat 11 TL’ye çıkar. Yılbaşında olabilir. Çünkü takvim yılında iki zam hoş karşılanmıyor.” bir açıklama yaptı.

Demir şu bilgileri verdi: “Komite olarak başvurumuzu 8 Ağustos’ta İTO yönetimine sunduk. İTO, talebimizi uygun görürse İBB, Devlet Tarım Müdürlüğü, Sanayi ve Ticaret Müdürlüğü ve sendika temsilcilerinden oluşan beş kişilik bir komisyonu toplantıya davet edecek. Bu toplantıda gerekçeler değerlendirilir. Kabul veya ret kararına komisyon karar verir. Kabul edilirse onay için Sanayi Bakanlığı’na gider. Burası da mutabık kalırsa İTO meclisinde seçilecek ve tarifeye bağlanacak. Süreç iyi giderse ekim ayında zam gelecek.”

Halihazırda 250 gram halk ekmeğinin fiyatı 1,25 TL’ye satılırken, aynı ekmeğin diğer fırınlardaki fiyatı ise 2,25 TL civarında. Hasan Demir, ilk kez bu kadar yüksek frekans ve oranlardaki artışı girdi fiyatlarındaki hızlı artışa bağladı.

“YENİ YIL BAŞARISIZ OLURSA İFLAS OLACAK”

Türkiye’de şu anda 25.000 civarında fırın var ve bu fırınlarda her gün yaklaşık 100 milyon parça ekmek yapılıyor. Bu ekmeklerin yüzde 75’i beyaz ekmek, geri kalanı ise türevleridir. Buna karşılık İstanbul yüzde 15-20 arasında bir tüketimle ilk sırada yer alıyor. Başka bir deyişle, İstanbul tek başına Türkiye’deki toplam tüketimin yüzde 16’sını oluşturuyor. İBB Halk Ekmeği bu pastanın yaklaşık yüzde 10’unu kaplıyor. İstanbul’da 2.200’ü İTO’ya bağlı olmak üzere yaklaşık 3.200 fırın faaliyet göstermektedir. Ancak bu fırınlar fiyatları artan maliyetleri yansıtamadığı için sıkıntıda. Hasan Demir, Zam teklifi yılbaşından sonraya ertelenirse ciddi sorunlar yaşanacaktır. İflaslar olabilir. Çünkü değirmenciler bile yüksek risk nedeniyle çalışma sürelerini kısaltıyor. Kredi kartı ile satış gibi modeller gelişiyor. Talep satamıyor, kredili satış yaptığında bir çuval un üzerine 8-9 TL fark koyuyor.” kullanılan cümleler.

“EKMEK KALİTELİ UNU AÇIK”

Maliyetleri artıran bir diğer unsurun ise ekmeklik kaliteli un üretiminin düşük olması olduğunu vurgulayan Hasan Demir, şunları kaydetti: “Aslında başka ülkelere bağımlı değiliz. Türkiye’nin ürettiği buğday Türkiye için yeterli ama tonaj olarak yeterli. Kaliteli un belli oluyor. Türkiye’de 18-20 milyon ton arasında üretim var. Tüketim 18 milyon ton. Ancak yaklaşık 3-4 milyon ton üretim ekmek unu değil yem için kullanılıyor. Yurt dışından ithalat yaparak kaliteyi artırmaya çalışıyoruz. İthal buğday alıp un olarak satıyoruz, değer katıyoruz. Belki de un ihracatı sınırlı olduğunda bu bir çözüm olabilir.” dedi.

AĞIRLIK ARTIRILARAK MALİYETLER AZALIYOR

Sektör ayrıca maliyetleri düşürmek için bir önlem olarak çalışıyor. Bu çalışmalardan biri de ekmeğin ağırlığını artırmak ve yapılan ekmek sayısını azaltmaktır. Bu kapsamda Kadıköy, Sarıyer, Beşiktaş, Üsküdar ve Beykoz’da birçok fırın 2 lire yerine 2,5 liradan ekmek satmaya başladı. Hasan Demir, “Ekmeği 50 gram büyüttük, yani maaş artışı yok. Ekmek büyüdükçe, maliyet açısından yapmak daha kolay hale gelir. Çalışanlarımıza konfor sunar. Tüketici için fark yok. 220 gram ekmeğe 2 TL veriyorlardı, şimdi 275 gram ekmeğe 2,5 TL ödüyorlar. Bu şekilde yapılan ekmek sayısı yüzde 10 düşüyor, bu da maliyetleri yüzde 10 civarında azaltıyor.” aranan.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu